Türkiye Cumhuriyeti

Berlin Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Berlin Büyükelçimiz Sayın Hüseyin Avni Karslıoğlu’nun 29 Ekim 2014 Akşamı Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonunda Yaptıkları Konuşma , 30.10.2014

Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçisi

Sayın Hüseyin Avni Karslıoğlu’nun

29 Ekim 2014 akşamı

Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonunda yaptıkları  konuşma

 

 

Muhterem hanımefendiler ve beyefendiler,

Bu akşam bizlerle olan Alman Dostlar ve saygıdeğer yabancı konuklar,

Sevgili gençler ve çocuklar,

7’den 77’ye kendilerini Türkiye’nin ezeli ve ebedi aşıkları olarak gördüğüm yurdumun güzel insanları, 

Hepiniz, Cumhuriyetimizin 91. Kuruluş yıldönümü kutlamalarına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Bu büyük sevinç ve gururu Cumhuriyetimize yaraşır nitelikteki bir büyükelçilik binasında idrak ediyor olmak  ise eminim ki benim kadar, sizler için de  büyük bir anlam ve değer taşıyor. Ancak bu anlamlı gecede kalplerimizin Karaman’daki bir maden ocağında mahsur kalan 18 işçimiz için duyduğumuz endişe ve hüzün ile meşgul olduğunu da ifade etmek isterim. Aziz milletimize sabırlar diliyoruz.

Üzülerek görmekteyiz ki tarihin oldukça çalkantılı bir döneminden geçiyoruz. Özellikle Türkiye’nin bazı komşuları bakımından iç çatışmalar, katliamlar ve zorunlu kitlesel göçler bölge halkları için günlük vakalar haline gelmiş bulunuyor.

Etrafımızda yaşanan acılar bizleri Cumhuriyetimizin ne kadar büyük bir nimet olduğunu daha derin bir şekilde kavramamıza ve başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimize ve gazilerimize daha derin bir saygı ve minnet duymamıza yol açıyor.

Bir yandan bölgedeki halkların özenerek baktıkları bir siyasi rejime sahip olmanın, diğer yandan da evinden, yurdundan edinmiş halklara kapılarını açıp karınca kararınca ekmeğini onlarla paylaşan bir millet olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugünün Türkiye’si sadece komşusu Suriye’den gelen mazlumlara değil, başta Afrika olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki yoksul topluluklara da yardım elini samimiyetle ve cömert bir şekilde uzatan bir ülke olarak insani diplomasinin altı kalın çizgilerle çizilecek  örneklerini vermektedir.

91 yılda hangi noktadan hangi noktaya geldiğimizi düşünmek bizlere geleceğe de büyük bir güvenle bakabilme gücü vermektedir.

Geçmişten günümüze yürüyüşün inanç, umut, cesaret ve ilham veren yönünü yansıtan bir önemli örnek olarak sizlere biraz da Türk Sinemasından söz etmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi bu yıl Cumhuriyet Bayramımızı Türk Sinemasının Yüzüncü Yıldönümüyle birlikte kutluyoruz. 

Her yıl ilk bahar aylarında düzenlenen Berlin Türk Filmleri Haftasının bu yıl 23 Ekim – 1 Kasım 2014 tarihlerinde düzenlenmesini bu çifte kutlama bakımından memnuniyetle karşılıyoruz.

İzleyenleri  eğlendirmesi, eğlendirirken de küçük dersler vermesi ve başka yaşam biçimleriyle tanıştırması yönüyle halkımızın 100 yıllık tutkusu haline gelen Türk Sineması kültürel ve toplumsal gelişmemize önemli katkılar sağlamıştır.  

Özellikle son son 50 yıla baktığımızda Türk Sinemasının  halkımızın en anlayışlı, en vefakar ve en yakın yol arkadaşı olduğunu görüyoruz.

Bu akşam burada  Film Afişleriyle Türk Sinemasının 100 Yılı” adlı sergiyi gezerek bu karakterlerden bazılarının fotoğraflarını inceleme fırsatınız olacaktır. Berlin Türk Filmleri Haftasının ve bu serginin sponsorluğunu üstlenerek sinemamızla buluşmamızı sağlayan Berlin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi Müdürü Sayın Profesör Faruk Akyol’a ve onun şahsında Yunus Emre Enstitüsü yetkililerine teşekkür ediyorum.

Diliyoruz ki Prof. Akyol  gelecekte bu gibi sergilere kendi hizmet binalarında evsahipliği yapar. Berlin Yunus Emre Türk Kültür Merkezi’nin  yeni açılan ve Avrupa’nın en büyük alışveriş merkezi olduğu söylenen “Mall of Berlin”e yürüyüş mesafesinde bulunan “Kronenstraße 1  adresindeki  binasında önümüzdeki yakın dönemde hizmete başlayacağını bu vesileyle buradan müjdeleyebiliriz.

Sözlerime son verirken bir büyük selamı ve teşekkürü de değerli sponsorlarımıza göndermek istiyorum. Türkiye’nin gücünü kendi kurumsal kimliklerinde yansıtan ve ülkemizin birer elçisi olarak, hitap ettikleri kamuoyu kesimine Türkiye’yi tanıtmayı öncelikli bir vazife kabul eden  

VESTEL’e, İŞBANK’a, Ziraat Bank’a
ve EURO GIDA
’ya ayrı ayrı teşekkür ederim.

Hepinizi saygı ile selamlıyorum.