Türkiye Cumhuriyeti

Berlin Büyükelçiliği

Büyükelçinin Mesajı

         


Türk toplumunun kıymetli mensupları,

Değerli ziyaretçiler,

Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi olarak 15 Kasım 2016 tarihi itibarıyla görevime başlamış bulunuyorum. Kariyerimin önceki aşamalarında sırasıyla ülkemizin Almanya’da bulunan Mainz ve Nürnberg Başkonsoloslukları ile Bonn Büyükelçiliği’nde toplam altı yıl kadar görev yaptım. Bir çok alanda ülkemizin önemli partnerleri arasında yer alan Almanya’ya bu defa Büyükelçi olarak atanmam, Almanya’daki Türk toplumuyla yeniden birlikte olmak bakımından beni hem sevindirmekte, hem de heyecanlandırmaktadır.

1763’te Berlin’e gelen ilk Osmanlı Büyükelçisi’yle başlayan Türk-Alman ilişkileri, dönem dönem ortaya çıkan zorluklara ve meydan okumalara rağmen geride kalan 250 yılı aşkın sürede istikrarlı bir şekilde gelişmiş ve güçlenmiştir. Yaşanan güncel sorunların ötesinde, birçok ortak ülkü ve değeri paylaştığımıza inandığımız, dost ve müttefik olarak her zaman yanımızda görmeyi arzu ettiğimiz Almanya aynı zamanda ekonomi, ticaret, turizm, enerji ve yatırım alanlarında ülkemizin önde gelen ortakları arasındadır. Almanya’da yaşayan üç milyondan fazla insanımız ve her yıl ülkemize gelen milyonlarca Alman ziyaretçi ise ilişkilerimizin sosyal temelini oluşturmaktadır.

Diğer yandan, Almanya’da siyaset, sivil toplum, iş dünyası, spor, bilim, sanat ve kültür başta olmak üzere değişik alanlarda kendini ispatlamış çok sayıda insanımız hem bizler hem de Almanlar için gurur kaynağıdırlar.

Son dönemlerde ülkelerimiz arasında baş gösteren bazı anlaşmazlıkların ve fikir ayrılıklarının iki ülkenin geleneksel dostluk ilişkilerini daha fazla etkilemeden geride bırakılması şüphesiz büyük önem taşımaktadır. Aramızdaki doğrudan iletişim ve diyalog sayesinde, büyük ölçüde bilgi eksikliği, önyargılar ve yanlış anlamalardan kaynaklı mevcut zorlukları zaman içerisinde aşacağımıza inanıyorum. Esasen Türk – Alman dostluğu dönemsel sıkıntıları her zaman aşabilecek esneklikte ve kuvvette olmuştur. Bizler de elbette bu doğrultuda elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz.

Bu süreçte her kesimden Alman dostlarımızın, her iki tarafın da milli ve stratejik menfaatlerine hizmet ettiğine inandığımız bu çok yönlü dostluk ilişkilerini, 80’er milyonluk nüfusları içinde aşırı görüşlere sahip küçük grupların zayıflatmalarına ve yönlendirmelerine izin vermeyeceklerini umuyor, Türkiye’deki gelişmeleri bütün yönleriyle tarafsız ve soğukkanlı bir şekilde değerlendirerek, her iki tarafta da dostluğa ve işbirliğine değer veren, gelişmelere sağduyulu ve dengeli yaklaşan sessiz çoğunlukların beklentileri yönünde hareket etmelerini ve buna uygun olumlu ve özenli bir söylem benimsemelerini diliyorum.

Almanya’daki Türk toplumuyla yakın eşgüdüm ve temas halinde, insanlarımızın mevcut sorunlarına çözüm bulma ve beklentilerini karşılama öncelikli hedeflerim arasında yer almaktadır. Kendi ayakları üzerinde sağlam duran, özgüveni yüksek, iyi eğitim almış, Türkçe ve Almanca’ya hakim, benliğini ve kültürünü koruyarak günlük yaşamlarını bulundukları topluma uyum halinde sürdüren insanlardan oluşan güçlü bir Türk toplumunun var olması hepimizin ortak dileği ve amacıdır. Bu doğrultudaki çalışmalarımızda bizlerle paylaşılabilecek her türlü fikir, öneri ve proje memnuniyetle karşılanacaktır.

Bu düşüncelerle, önümüzdeki dönemdeki gelişmelerin iki ülke ilişkilerine ve Almanya’daki Türk toplumuna olumlu ve hayırlı yansımaları olmasını diler, hepinize sevgi, saygı ve selamlarımı sunarım.